Telgrafın icadından sonra birçok girişimci bu sistemi geliştirmek için çalışmalar yapmaya başladı. Bu kişilerden biri de Alexander Graham Bell’di. Bell, asistanı Thomas Watson ile birlikte sesi iletken teller üzerinden karşı tarafa göndererek konuşmayı sağlayacak bir düzenek geliştirmek için denemeler yapıyordu. 14 Şubat 1876’da bir patent başvurusu yapan Bell, telefon yapım ve satış hakkını elde ettikten bir süre sonra çalışan bir telefon yapmayı başardı. Bell ilk telefon görüşmesini bitişikteki odada bulunan asistanına, “Bay Watson, buraya gelin. Sizinle görüşmek istiyorum.” diyerek gerçekleştirdi.
Teknoloji, herhangi bir endüstri dalıyla ilgili tasarım ve yapım yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri kapsayan bilgiler bütünü olarak düşünülebilir. Teknoloji terimi sanat/beceri anlamına gelen “techne” ve çalışma alanı anlamına gelen “logia” sözcüklerinden türemiştir. Sözcüğün İngilizce’ de ilk ortaya çıkışı ise 17. yüzyıla dayanmaktadır. İlk zamanlarda yalnızca sanatın uygulanması anlamında kullanılmış, ancak daha sonraları anlamı değişmiştir.
YÜZYIL İLE BİRLİKTE DEĞİŞEN TEKNOLOJİ
Teknoloji, 20. yüzyılın başlarında bazı süreç ve düşüncelerin çeşitli araçlara ve makinelere dönüşmesini kapsayacak kadar genişlemiştir. 20. yüzyılın ortalarına gelindiğinde ise, teknoloji artık insanın çevresini dönüştürmek için araştırarak yaptığı etkinlikler bütünü olarak tanımlanmaya başlanmıştır. Teknoloji tanımı yıllarca bilimle doğrudan ilişkilendirilmiş ve günümüzde de yaygın olarak bilimsel bilginin yaşama geçirilme yöntemleri halinde kullanılmaktadır.
Bilimde gerçekleşen güncel gelişmelerin yer aldığı ve GE Türkiye Blog’da sizlerle buluşturduğumuz “Bilimde 5 Yeni Gelişme” yazı serimizi bu hafta “Sağlık Alanında 5 Yeni Gelişme” olarak yayınlıyoruz çünkü bugün Dünya Sağlık Günü. Bilimsel gelişmeler ve teknolojik ilerlemeler sayesinde sağlık alanında ciddi gelişmeler yaşanıyor. Bunun sonucunda ise uzayan ortalama yaşam süresi, yükselen hayat kalitesi ve ulaşılabilir sağlık hizmetleri bütün dünyada hızla yayılıyor.
Cihaz, karşılıklı iki dizi oluşturan hızlı çok yapraklı kolimatör ve 6MV linak sistemlerinden oluşmaktadır. Karşılıklı olarak hızla alan içine girip çıkan ikili çok yapraklı kolimatörler sayesinde yüksek bir konformitede doz yoğunluk ayarlama kapasitesi vardır ve bilgisayarlı tomografi cihazına benzer şekilde gantry kesintisiz rotasyon yaparken uygulanan ışınlama ile cihaz, hedefte istenilen homojen dozu oluşturur.
Diğer en önemli özelliği, tedavi alan boyutu sınırı yoktur. Diğer sistemlerden farklı olarak superior-inferior (baş-ayak yönü) doğrultuda sahip olduğu en geniş 40x130 cm’lik tedavi alanı sayesinde tüm kemik iliği, tüm vücut ışınlaması ve kraniyospinal ışınlamaların yapılmasını da sağlar. Görüntü rehberliğinde radyoterapi yapmak için kullandığı görüntü modeli, gerçek tomografi görüntüsüdür. Görüntü rehberliği için çekilen bu görüntüler, doz hesabı yapılabilir görüntüler olduğu için, adaptif radyoterapi uygulaması için de kullanılabilmektedir.
Yorumlar
Yorum Gönder